KİRVELİK

KİRVELİĞİN TARİHİ ANLAMI Peygamberlik dostluğu vardır.Seyidi bin Ububat,sünnet düğün hazırlığı yapıyor."Ben peygambere dost olacam" der.O zamanın hükmüne göre peygambere elma gönderiyor.Peygambere göndererek davet ediyor.Peygamber çocuğun gözlerini kapatarak arkasında duruyor.Herkes bundan böyle dost oldu diyor.Herkesin dostluk kurduğu kişi peygamberdir.

Kirvelik böylece bir dostluk simgesidir.Yörede çok saygı gören bir görevdir.Buna Hz.Muhammed dostluğu denilmektedir.Kirvelik üç ana grupta toplanır.Kötülüğü önlemek için,ihtiyaçtan doğan kirvelik,sevgiye dayanan kirvelik.

a)Kötülüğü önlemek için kurulan kirvelik:Bir ailenin diğer bir aileye bilerek veya bilmeyerek bir zararı dokunur,bu zarar can kaybına yol açacak kadar ileri dereceyevarsa dazarar veren ailenin büyüğü zarar gören aileye giderek onlarakirvelik teklif eder.Bunu hiçbir aile reddetmemektedir.Bu şekilde bir hayli geçimsizlik,aileler arasındaki düşmanlık ve can kaybı önlenmiş olur.

b)İhtiyaçtan doğan kirvelik:İki ailenin kendi arasında yaptığı yardımlaşma ve hatırdan dolayı yapılır.Bu yardımlaşmaticarive menfaat için değil debir ailenin diğer bir aileye karşı yapılan iyılıkve dostluk örneğini unutulmamasını ve böylece devamını sağlamak için yapılanıdır.

c)c)Sevgiye dayanan kirvelik:Esas kirveliğin temeliniteşkil eden bu tip kirveliktir,kirvelik kişiler arasında değil aileler arasında tesis edilir.

KİRVELİĞİN GELENEK VE TARİHÇESİ

İbrahim peygamberinoğlu olmaz,ikinci kez evlenir.Tanrıya yalvararak eğer bir çocuğu olursa hak yolunda kurban edeceğini vaat eder.İbrahim Peygamberin dileği kabul olunur ve bir çocuğu olur.İkinci ailesinden(eşinden)doğan çocuğun ismi İsmailkonur.İkinci ailesinin ismi de Hacer’dir

İsmail büyür.Cebrail bir nidagetirerek İbrahim peygamber İsmail’i kurban edilmesi için söz verdiğini hatırlatır.İbrahim peygamber İsmail’i alıp Arafat dağına götürürkenyoldan Şeytan rast gelir İbrahim peygamberi caydırmaya çalışırken İsmail o anda hurma yiyormuş.Hurmanın çekirdeğini babasını caydırmayaçalışan şeytanın gözüne atar ve bu adam seni caydırmaya çalışıyor der.Gözü kör olan şeytanao yüzden kör şeytan denir.O zaman şeytan bir ak sakallı kılığında geldiği için tanınmamıştır.İsmail şeytanı teşhis etmiştir.İbrahim peygamber oğlunu alıp Arafat dağına çıkar gözlerini bağlar bıçağı çıkarıp kurban etmek için bıçağı boynuna atar fakat bıçak kesmez bıçağı taşa vurur bıçak mermer taşı keser.O anda Cebrail bir koç getirir o bıçak ta konuşmaya başlar "haktan izin yok,İsmail’in bir tüyünü kesemem" der.Cebrail İsmail’i kaldırıp koçu indirir.Koç İsmail’in yerine kurban edilir.

Kesilen kurbandan 90 kişi yer,o zaman karıncalar gelir "Ya İsmail bizim payımız nerede" derler karıncalar davacı olur,Cebrail Haktan nida getirir."Ya erenler dişlerinizin arasını karıştırın,onu da karıncalara verin" der herkes dişlerinin arasında olan eti karıncalara verir karıncalar davalarından vazgeçerler.

Karıncalardan sonra bu defa toprak davacı olur."kurban kesip yediniz,kanını bana akıtmadınız " der.kimse cevap vermez,Cebrail gene Haktan bir nida getirir."Ey erenler Allah’ın emri şu ki,İsmail’in bileğini kesin kan toprağa aksın,toprak razı olsun" der.

O zaman İsmail’i sünnet ederek kanı toprağa akıttılar.İbrahim peygamberden kalan adet işte budur.

Tunceli’de kirvelik peygamber dostu olarak kabul edilir ve her çocuğun bir kirvesi vardır.Kirvelik kuşaklar boyu devam ederek günümüze kadar gelen dostluktur.

Böylece kirvelik esaslarına göre:

a)Sünnetten sonra kesilen et parçası yere gömülür.

b)Et yenilirken dişler arasındaki et parçası yenmez.

c)Kurban olarak koyun cinsi makbuldür.Sakat,kulağı kesik,ama,1 yaşından küçük yaşlı hayvan kurban kesilmez.

d)Kurbanı kesecek olan erkektir,erkek yoksa kadın erkek çocuğun elini tutar bıçağı ona verir öylece keser.

e)Kurban kesilen bıçak başka bir şey için kullanılmaz.

f)Kirve olan aile yedi sülale sonra kız alıp verebilirler.

KİRVELİK(SÜNNET)DÜĞÜNÜ

Kirvelik düğünü Tunceli yöresinde kutsal sayılan bir törendir.Kirvelik adını şundan almaktadır:

Erkek çocuk sünnet olunca gözlerini kapatana yöre terimiyle KİRVE denir onun için çocuk ilk doğduğunda,bir dost gelir,çocuğun kirvesi ben olurum der,çocuk onun peşine(öteğine)atılır artık iki aile arsında çok samimi bir dostluk(kutsal)kurulmuştur.

İki aile arasında yedi sülale(Kuşak)geçmeden kimse kimseye kız vermez.

Alınırsa dünyanın en adi en büyük günahını işlemiş olur.Aynı zamanda iki ailenin dost ve akrabaları için de geçerlidir.Kirvelik inanca göre Müslüman olan herkesin İbrahim Peygamber’in icadı olan bu kutsal geleneğe uyması şarttır,geleneğe uymayan Müslüman değildir.Özellikle çeşitli sülale ve aşiretler arasında olan düşmanlık güdülerini ortadan kaldırmak için kirve olma yolları denenmiş ve bu yolla bir çok geçimsizlik ve kırgınlıklar ortadan kaldırılmıştır.

Sünnet olası gereken çocuğun ailesi kirvesine on beş gün önceden haber verir kirve sünnet olan çocuğa bir takım hediyeler alır hazırlar.Esas kirveler çocuğun gözlerini kapatanşahıstır,fakat bu vesileyle ikişinin tüm akraba ve dostları da aile olmuştur.

Düğün hazırlıkları başlayınca çalgıcılara haber verilir.Çalgıcılar çağrılan günde gelirler.Bir gün çalarlar ve o güne "DAVULUN GELDİĞİ GÜN" denir.Aynı gün kirveye elçi gönderilir.Elçi özellikle sünnet edilen çocuk ve çocuğa yoldaşlık yapacak ve onun köçeğidir.

Elçiler bir gün önceden hazırlanan kebabı(bir hayvan keçi,koyun vs.gibi şeyler kesilir.Et parçalar halinde şişe takılır.Ateş üstünde kızardıktan sonra,hiç parçalanmadan kirveye götürülür.)bir gece kalındıktan sonra kirve köçeğinde köçeklik hakkını verir.Bir köçekte kirve orda ayrıyeten alır düğününikinci günü yanı davetlilerin toplandığı günü gelir.Davul zurnalar kirveyi karşılarlar.Düğünün en ağır misafiri kirvedir,herkes saygı ve sevgi gösterir.

Aynı güne "TOplanMA GÜNÜ" denir.Burada geleneksel yemekler yenir,oyunlar oynanır.Akşam olunca kirvenin konaklayacağı konak belirlenir,diğer sayılı kişiler de aynı evlerde ağırlanır herkonağa birer kebaplık hayvan verilir.Ayrıca rakısı,mezesi temin edilir.Kebabı çeviren kişi arka bacağını kendine alır,onun hakkıdır.Ayrıca davetli her konağı tek tek gezerek davullar çalınır,halay çalınır.Sabaha kadar eğlenilir,sabah erkendensünnet olacak çocuklar banyoya götürülüro anda tüm yakın konuklar yemekler yerken sünnetçide sünnet hazırlıklarını yapar.Çocuklar banyodançıkınca çalgıcılara haber verilir.Çalgıcılar çocukları karşılar,o andasünnet olacaklar davulcuya para verirler.Çocuklar damın başına getirilir.

O damın başındasünnetçi masa kurar,masanın üstüne bir bez,bezin üstüne bir tepsi,tepsinin üstüne bir havlu,havlunun üstüne bir adet sabun konur buna "MUHAMMED HONCASI" denir.

Sünnet Kuran'dan ayetler okurkenherkes o masaya para atar bu parayı sünnetçiye verirler.Dua okunurken herkes o masanın çevresine daire şeklinde ayakta durur,ellerini önüne bağlarlar.

Şapkalarını ters çevirirler ayetleri bitirince sünnetçi şu duayı okur:

"Dünya kuruldu pazartesi

Yukarıda indi Muhammed honcası

İbrahim peygamberde kaldı bu adet

Boynuma hem farzdır,hem sünnet

Her kim Muhammed’i severse.

Getirsin Muhammed’e selevet."

Üç defadua tekrarlanınca,halk sağ elinin işaret parmağını,hafif eğilerek öperler ve "ya Muhammet" derler.Önce sünnet olacak olan çocukların babası ve annesi yerdeki masaya diz çökerek öperler ve para atarlar daha sonra kirve aynı şeyiyapınca halktan hiç kimse kalmayacak şekilde tepsiye paraatarlar.Para toplandıktan sonra sünnetçiye verilir,sünnetçinin ücreti buradan çıkan paradır.Çocuklar bir odaya alınır,yere bir kürsü konur,üstüne yastık yastığın üstüne çocuk oturtulur,kirve de çocuğun arkasına oturur.Çocuğun elleri önden bacakların arasından geçirilip arkadan tutulur,çocuk sünnet olurken davullar özel bir sünnet havasını çalar.Hava dramatik bir hava olduğu için genellikle davetliler ağlarlar.

back